İki Matematik Problemi (Sevgi Yılmaz)

Matematik dersinin öğrencilerimizin en çok kaygı ve umutsuzluk yaşadığı ders olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu öyle büyük bir sıkıntı oluşturmaktadır ki, matematikte başarısız olan öğrenciler diğer derslerinden de ümidi kesmekte ve hiçbirine çalışmamaktadır. Böylece bu durum zamanla bir kısır döngüye de sebep olmaktadır. Örneğin; matematik dersinde başarısız olacağını baştan kabul eden bir öğrenci Türkçe dersine çalışmamakta, Türkçe dersine çalışmadıkça ve kitap okumadıkça da matematik dersinde başarısız … Okumaya devam et İki Matematik Problemi (Sevgi Yılmaz)

Matematikçi (Sevgi Yılmaz)

Matematikçi, fizikçi ve mühendis bir tren yolculuğunda beraberdirler. Yolculuk sırasında göz alabildiğince yemyeşil manzaraları vardır. Derken bir koyun görürler. Sadece bir siyah koyun. Mühendis hemen ‘Buradaki koyunların hepsi siyah’ der. Fizikçi ona cevap verir. Der ki ; ‘Buradaki koyunların en az bir tanesi siyahtır diyebiliriz. Diğerlerini görmedik ki.’ Matematikçi de fizikçiye cevap verir ‘Burada en az bir tane, en az bir tarafı siyah olan koyun … Okumaya devam et Matematikçi (Sevgi Yılmaz)

SÖZÜ BÜYÜK OLANLAR VAR (Berat ARSLAN)

– Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil– Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük– Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi  Yukarı da Türk Dil Kurumu’ndan alınan ve alt alta sıraladığım açıklamaların tamamı “söz” kavramının ne manaya geldiğini ifade ediyor. Yani tüm yazılanların özeti “söz”.   İnsanın dil becerisi ,konuşma yetisi  aşağı … Okumaya devam et SÖZÜ BÜYÜK OLANLAR VAR (Berat ARSLAN)

Bir Tecrübe Bir Gözlem (Sevgi Yılmaz)

1999 Marmara depreminden sonraki kış, yıkılan enkazlar kaldırıldı. Kış şartlarında ne kadar olursa işte… O zamanlarda bir akşam, babam işten gelirken bir evin enkazının kaldırılışına şahit olmuş. Evde çok fazla kitap olduğu için enkaz da kitapla doluymuş tabii. İzin vermişler, babam da enkazın arasından kucağına sığdığı kadar kitap alıp getirmişti eve. Kitap okuyan biri değil aslında ama üzülmüş kitapların o haline. Her açıp okumaya kalkıştığımızda … Okumaya devam et Bir Tecrübe Bir Gözlem (Sevgi Yılmaz)

SAKLAMBAÇ (Berat Arslan)

  “ 1,2,3,4,5……..100 Sağım solum ebe, bir daha gütmem ona göre” diye başlayan çocuk oyunu.  “Portakalı soydum”  manisiyle kimin ebe olacağı belirlenen, herkesin bir yerlere saklandığı çocukların vazgeçilmez eğlencesi. Geçen gün oğlum arkadaşlarıyla saklambaç oynarken bir arkadaşı diğer arkadaşının elbisesini giyerek ebeyi yanıltmaya çalışmış. Eğer ebe yanlış kişiyi gördüğünü söylerse Çanak-Çömlek Patlıyor ya! O misal. Bizimki itiraz etmiş “haksızlık olur olmaz” diye ama kimse dinlememiş … Okumaya devam et SAKLAMBAÇ (Berat Arslan)

Anlat Bana Öğretmenim (Selma Önder)

Mezopotamya’da temmuz sıcağında, bir taş ustası ne hissediyordu elindeki çakmak taşıyla kayalaraşekil verirken? Belki özlem duyuyordu avcundan kayıp gidenlere, belki geceleri ışıl ışıl aydınlanmışgökyüzüne bakmak, içinde sonsuz bir merak uyandırıyordu bilinmeyene. Sararmış otlarla kaplı ovada, Göbeklitepeye doğru yol alan kadından bahset, zirveye yaklaştıkçayüzünü umut ışığıyla aydınlatan güneşten ve yüreğini inançla titreten rüzgardan. Sen anlattıkçaanımsıyorum, gözümde canlandırdığımı, dilek ağacının altında soluklanan kadını; elbette sebepsizdeğildi orada oluşu… … Okumaya devam et Anlat Bana Öğretmenim (Selma Önder)

ÖĞRETMENİN “GİZEM”Lİ YOLCULUĞU (Rıdvan Demir)

Zorluk ve yokluklarla dolu öğrencilik hayatımın ardından nihayet öğretmen olmuştum. Ülkemin endoğusunda, hayal kurmanın bile hayal olduğu, farklı etnik kökenlere sahip insanların bir arada yaşadığıKars’ta bir kız lisesinde görev yapıyordum. Öğrencilerimin nazarında klasik öğretmen anlayışının dışına çıkıponların okul hayatı dışında da var olan hayatlarında neler yaşadıklarını, nasıl vakit geçirdiklerini anlamakistedim. Benimle aynı ülküyü taşıyan Yusuf’la güzel bir ekip olduk. Dersine girdiğimiz öğrencilerden her günüç veliye … Okumaya devam et ÖĞRETMENİN “GİZEM”Lİ YOLCULUĞU (Rıdvan Demir)

AHİRİ BELİRSİZ MİSAFİRLİK (Rıdvan Demir)

Eğitim deyince, insana kimlik kazandırmayı ve insanoğlunun hayatının devamı içingerekli olan bir meslek sahibi olmayı amaç edinen sistem geliyor aklıma. Gerçekten deöyledir. Beşeri insan yapan düşünme, üretme ve insanlığa faydalı olma gayretinde yolgösterici pusula olduğum için şanslı kabul ediyorum kendimi. Şanslı olduğum kadarsorumluluğumun da ne denli önemli olduğunu sürekli hatırımda tutmaya çalışıyorum. Yaşadığımız salgın sürecinin olumsuz etkilerini muhakkak ki eğitimciler olarak bizlerve eğitim almayı arzulayan, … Okumaya devam et AHİRİ BELİRSİZ MİSAFİRLİK (Rıdvan Demir)

Her Öğretmen Bir Eğitimcidir (Sevgi Yılmaz)

Üniversiteye ilk başladığım yıl, Eğitim Bilimlerine Giriş dersinde hocamız derse şu cümlelerle başlamıştı; ‘’Ne öğretmeni olursanız olun siz öncelikle birer eğitimcisiniz. Sizin birinci kimliğiniz bu.’’ Ancak daha sonraki pek çok eğitim bilimleri dersinde karşılaşabileceğimiz insani durumlardan bahsedilmedi. Kimse önce anlamaya çalışın, kızmayın demedi. Öğrencilerinizi tanıyın, ailesinin durumlarından haberdar olun demedi. Biz de bazen bilemedik, hata ettik. Ama burada bu bahsettiğim durumların yaşanarak, deneyimleyerek daha etkili … Okumaya devam et Her Öğretmen Bir Eğitimcidir (Sevgi Yılmaz)

Çocuklarda ‘Dönüşüm’ (Sevgi Yılmaz)

Franz Kafka’nın Dönüşüm adlı kitabının baş karakteri olan Gregor Samsa, babası, annesi ve kız kardeşiyle birlikte yaşamakta, çalışıp onlara bakmaktadır ve bir sabah uyandığında kendisini dev bir böceğe dönüşmüş olarak bulur. Karakterin psikolojik olarak yaşadığı çöküntüyü, onun bir böceğe dönüşmesine benzeten yazar, bu durumun sebeplerini de görmemizi sağlar. Otoriter ve memnuniyetsiz bir babanın karşısında kişilik gelişimini tamamlayamadan büyüyüp yetişkin olmuş bir çocuk. Esasen Gregor Samsa’nın … Okumaya devam et Çocuklarda ‘Dönüşüm’ (Sevgi Yılmaz)