Anlat Bana Öğretmenim (Selma Önder)

Mezopotamya’da temmuz sıcağında, bir taş ustası ne hissediyordu elindeki çakmak taşıyla kayalara
şekil verirken? Belki özlem duyuyordu avcundan kayıp gidenlere, belki geceleri ışıl ışıl aydınlanmış
gökyüzüne bakmak, içinde sonsuz bir merak uyandırıyordu bilinmeyene.


Sararmış otlarla kaplı ovada, Göbeklitepeye doğru yol alan kadından bahset, zirveye yaklaştıkça
yüzünü umut ışığıyla aydınlatan güneşten ve yüreğini inançla titreten rüzgardan. Sen anlattıkça
anımsıyorum, gözümde canlandırdığımı, dilek ağacının altında soluklanan kadını; elbette sebepsiz
değildi orada oluşu… şimdi sessizce; hasret ile vuslat, korku ile cesaret, heyecan ile dinginlik arasında
bir yerlerdeydi. Bazen duygular karışır, sen bana kafamın en karışık olduğu anda çözüm yolunu
görebilmem için rehber ol öğretmenim.


Anadolu’yu karış karış gezdir bana. Hattuşaş’a götür örneğin. Aslanlı kapıda nöbet tutan bir
muhafızdan bahset. Yaşanmışlıkları ona tüm tehlikeleri ince ince hesap etme yeteneği kazandırmış
olmalı, yüklendiği sorumluluk duygusunun ağırlığı omuzlarından belli oluyor. Sorumluluk duygusu
hissetmeme ve ona uygun olarak davranışlarımı değiştirmeme yardım et öğretmenim.


Biliyor musun bir gün, “İyonya’da bir bilgin olsaydım keşke!” diye düşünmüştüm sen onları
anlatırken… Evrenin bilgisini anlamayı, varlıklar ve semboller arasında bağ kurmayı istemiştim. Ama
öyle bir yaştayım ki, meslek seçimim ve benlik algım sürekli değişiyor öğretmenim; kendimi daha iyi
tanımama, ilgi ve yeteneklerimi fark etmeme yardım et.


Bir kraldan bahsetmiştin hatırlıyorum, adı Midas’tı. Friglerin efsaneleri dilden dile destansı bir şekilde
anlatılan gizemli kralı. Bir dileği vardı, şöyle demişti Midas: “dokunduğum her şey altına dönüşsün ve
böylece daha da zengin olayım.” Dileği kabul olmuştu, yiyecekleri ve tüm sevdikleri dokunur
dokunmaz altına dönüşmüştü. Büyük bir pişmanlık duymuştu Midas yaptığından. Sevdiklerimiz
yanımızda yokken en temel ihtiyaçlarımızı bile karşılayamazken altının, paranın ne önemi vardı zaten.
Bana gerçek zenginliğin aile olduğunu , kendimiz için bir şey isterken, isteğimizin yol açabileceği
sonuçları da hesap edebilmeyi öğret öğretmenim.


Başarı yolunda ilerlemek Nemrut Dağına tırmanmak kadar zor muydu öğretmenim? Peki orada
bulunan heykellerin manası neydi? Bir gün demiştin ki bana, uğruna emek harcadığın, tutkuyla
çabaladığın ve inandığın her şey sana başarı olarak gelir. Şimdi düşünüyorum da Nemrut dağına
tırmansam; karşıma iki seçenek çıkacak. Ya orada dünyanın en güzel gün batımını seyredecek, ya da
dağın içinde oyulmuş labirent gibi tünellerde kaybolacağım. Karşıma seçenekler çıktığında kendim için
en iyi olanı seçmem için muhakeme gücümü arttır öğretmenim.


Bana yakın ve uzak geçmişimizi anlat öğretmenim. Anlat ki tıpkı bir ağaç gibi köklerim dünyanın
merkezine, dallarım göğün sonsuzluğuna doğru uzansın. Kökleri olmayan bir ağaç nasıl dallanıp
budaklanabilir ki…


Selma ÖNDER
Sosyal Bilgiler Öğretmeni

TOPÇUSIRTI AKV ORTAOKULU

Anlat Bana Öğretmenim (Selma Önder)” üzerine 2 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir